Kimse İşçi Üzerinden Hesap Yapmasın
July 01, 2011 at 12:50 PM
Bölgenin en önemli gündemi konusunda bakanın bakış asçısı
Kardemir Demir Çelik Fabrikasında son günlerde yaşanan sıcak gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Aksoy “kimse işçinin üzerinden hesap yapmasın ve işçinin canını yakmasın” dedi.
Karabük’te yayın bir televizyon programında konuşan Aksoy ses getirecek açıklamalarda bulunarak kamuoyuna şu açıklamayı yaptı.
“Kardemir bizim hayatiyet kaynağımız, atar damarımız, şah damarımızdır. Damarlarda bir tıkanma meydana gelirse fonksiyonlar iyi icra etmez. Kardemir’de bir sıkıntı olduğunda şehir bütünüyle etkileniyor. Kardemir’de bir sıkıntı olursa K. Karabükspor, haddehaneler, Karabük’ün iş çevresi ciddi bir sıkıntı yaşar. Onun için bizler bu duyarlılıkla bakıyoruz. Kardemir’de huzurun kaçmamasını istiyoruz. Şimdi eğri oturup doğru konuşmak diye bir tabir var. Biz doğru oturup doğru konuşalım. 2002 yılından bu yana Kardemir’de işler yolunda gidiyor. Maaşlar zamanında ödeniyor. Yatırımlar son hızıyla yapılıyor. En son katılmış olduğumuz dünya verimlilik konusundaki projelerin bir yansıması olan Karabük’ün verimliliği ile ilgili Karabük Ticaret Odası ve Milli Prodüktivite Merkezi ile birlikte bir proje hazırlanmıştır. Bu projenin sonuç değerlendirmesi konusunda bir toplantı düzenlendi. Kardemir’in yatırımlarıyla ilgili şöyle bir cümle geçti. Bu cümleyi uzmanlar söyledi; “Kardemir’e yapılan yatırım miktarı, son 10 yılı önceki yıllarla mukayese ettiğimizde 60 kat daha fazla ve üretim miktarı da bu yatırıma bağlı olarak kat kat artıyor.” Yani bir fabrika için çalışanların en büyük güvencesi o fabrikaya yapılan yatırımdır. Fabrikaya yatırım yapılırsa o fabrika devam edecek ve çalışmalarını sürdürecek demektir. Eğer burada çalışanlar çocuklarının da burada çalışan olabilmelerini istiyorlarsa Kardemir’in huzur ortamına katkıda bulunmaları lazım. Ben a sendikası b sendikası adına konuşmuyorum. Kardemir ve Karabük adına konuşuyorum. Patronların sesi de değilim. Ben Kardemir’in bir milli varlık olduğuna inanıyorum. Hem bölgemiz için hem Türkiye için oldukça önemli. Nasıl Safranbolu’da bir binanın taşının düşmesine izin vermiyorsam, Kardemir’de de bir adet yatırımın geri kalmasını, orada çalışanların bir tanesinin canının sıkılmasını istemem. Ve burada kimsenin huzurunun bozulmasına müsaade etmem. Şimdi yaşanılan sürece baktığımızda insanlar tehdit altında. Geçtiğimiz günlerde Kardemir’de çalışan bir mühendis aynen şunu söyledi. “Çok yakında iş kazaları duymaya başlayacaksınız. İnsanların kafaları farklı yerlerde” dedi. İşçilerin maaşlarını hak ettiği düzeyde almalarını istiyorum. Çünkü onlar yüksek maaş alırlarsa Karabük ve Safranbolu’nun sosyal hayatı daha üst seviyelere çıkar. Sendikanın amacı, sendikanın mücadelesi işçinin hak ettiği parayı işçiye kazandırmaktır. Bu konuda her işçinin yanındayız ve hem fikirim. Sendikanın da fabrikanın devamını sürdürecek bir anlayış içerisinde olması gerekir. Yok etmek, birilerini kovalamak, birilerini kaçtığı yere kadar kovalamak tabirleri. Burada kovalanacak kimse yok, burada işletmeciler, çalışanlar, hep beraber bu fabrikayı bu hale getirdiler. Onların işbirliği ile bu hale geldi. Dolayısıyla farklı bir yerden bakıldığında farklı bir yerden gelip de huzurlarının kaçırılmasına müsaade edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Çalışanların işten çıkartılmaması için herkesi de bu konuda sağduyuya davet ediyorum, patronları sağduyuya davet ediyorum. Sendikanın işçiyi düşündüğü gibi fabrikayı da düşünmesi gerekir. Biz burada çalışanlarla ve işverenlerle baş başa kalacağız. Bu durumu birbirlerinin yüzüne bakamayacak hale getirmemelerini şiddetle tavsiye ediyorum. Bu konuda işçilerimizin kol kola girerek el ele tutuşarak Kardemir’i yaşatmak adına kendi geleceklerini garanti altına almak adına sağduyulu bir şekilde hareket etmeliler. Bu konuda kararlarını kendileri versinler. Başlarını iki elleri arasına alıp tek başlarına, kendi geleceklerini ve çocuklarının geleceklerini, fabrikanın sürecini dikkate alarak bir kara versinler. Buna herkes saygı duysun. Patron da saygı duysun. Sendikalı taraflar da buna saygı duysun. Hep beraber bunu alkışlayalım. İşçinin almış olduğu kararı destekleyelim.
Bu süreç ucu ve sonu belli olan bir süreç. Yaşanabilecek sahneyi herkesin planlamasını ve hayal etmesini istiyorum. O sahnede işverenle dost ve el ele, kendisi geleceğe güvenle bakabilen bir yapı mı oluşacak. Yoksa işverenle düşman ve aynı masa etrafında oturamayan bir yapımı oluşacak. Ben buraya bakmak istiyorum ve Kardemir’in bu süreçten sonra. Nasıl bir yatırım planı nasıl bir yönetim planı oluşturacak ona bakmak istiyorum. Bu aşamada da özellikle işçilerimize şunu tavsiye ediyorum. İşçi geçişi belki olayın cüzi bir kısmı, meselenin farklı bir alanda sürdürülmek istendiğini ve amacın farklı olduğunu düşünüyorum. İşçinin emeği ile pozisyonu ile hiç kimsenin oynamaması gerektiğini düşünüyorum. Gitsinler kavgalarını başka bir açıda yapsınlar, hesaplarını farklı bir yerde neticelendirsinler ama kimse işçinin emeği üzerinden hesap yapmasın ve işçinin canını yakmasın. Orada işine son verilen vatandaşımız yarın benim karşıma geliyor. Her seferinde büyük bir ızdırap duyuyoruz.
Önümüzdeki günler için de halkımıza şunu söyleyebilirim ki hem turizm açısından hem diğer sanayi alanları açısından güzel günler bizleri bekliyor. Yeter ki birlikteliğimizi muhafaza edelim. Yeter ki iş yerlerimizi, işletmelerimizi geliştirmek ve daha iyiyi nasıl yapabiliriz diye bir araştırma süreci içinde olalım. Biz de belediyemiz olarak çok kıt kaynaklarla büyük işler yapmanın gayreti içerisindeyiz. Bunun da meyvelerini yakın bir süreç içerisinde alacağız. Halkımızdan birazcık sabır bekliyorum, doğal gaz çalışmaları için birazcık sabır bekliyorum, yeşil alan çalışmalarımız için sabır bekliyorum, asfalt çalışmaları için biraz sabır bekliyorum. Güzel günler bizleri bekliyor.